Ortodonti, dişlerin ve çenelerin düzgün bir şekilde hizalanmasını sağlayan bir diş hekimliği dalıdır. Diş kliniğimizde, ortodontik problemlerinizi teşhis ve tedavi etmek için son teknoloji ekipmanlar ve deneyimli uzmanlar sunuyoruz.
Ortodonti Uzmanı (Ortodontist) Kimdir?
Ortodonti uzmanı ya da ortodontist diş ve çene bozukluklarının teşhis ve tedavisi üzerinde uzmanlaşmış diş hekimleridir. Ortodonti uzmanları, 5 yıllık diş hekimliği eğitimini tamamladıktan sonra ortodonti branşında minimum 4 yıl eğitim görerek bu unvanı alırlar. Hastaların diş ve çene problemlerinin durumuna göre özel tedavi planları oluşturur ve tedavi sürecini yönetirler.
Ortodontik tedavi, diş ve çene yapılarının ideal konuma getirilmesini hedefleyen detaylı bir süreçtir. Bursa Nilüfer'de ortodonti tedavisi planlanırken hastaların merak ettiği en önemli konuların başında ortodontik tedavi süresi ve aşamaları gelir. Tedavi süresi, uygulanan ortodontik tedavi yöntemine (şeffaf plak veya braketlerle uygulanan tel tedavisi), dişlerdeki çapraşıklık miktarına, dişsel ve iskeletsel bozukluğun şiddetine ve hastanın uyumuna göre değişiklik göstermektedir.
Ortodontik tedavi süreci ilk olarak muayene ile başlar. Bu aşamada:
Bu aşamada hastaya tahmini tedavi süresi ve tedavi aşamaları detaylı olarak anlatılır. Şeffaf plak tedavisinde bu aşamada hasta, dişlerin tedavi sonrası alacağı dijital simülasyonu görebilir. Planlama onaylandığında şeffaf plakların üretim süreci başlatılır.
Bu dönem ortodontik tedavinin en uzun aşamasıdır.
Tedavi süresi: Tedavi süresi vakanın durumuna göre değişse de genel olarak;
Tedavi sırasında ortodonti uzmanı, diş hareketlerini yakından takip eder. Gerekirse tel tedavisinde ek elastik, aparey kullanımı, braket pozisyon değişiklikleri planlanabilir. Şeffaf plak tedavisinde ise tedavinin ihtiyacına göre refinement (ek plak seti) için tekrar ağız içi tarama alınabilir.

Dişler ideal konuma geldiğinde aktif ortodontik tedavi sona erer. Ancak bu noktada çoğu hastanın gözden kaçırdığı kritik bir süreç başlar: Dişler düzeldikten sonra yeni konumlarını koruyabilmek için pekiştirme (retansiyon) tedavisinin uygulanması gerekmektedir. Pekiştirme tedavisi, genellikle şeffaf plak şeklinde çıkarılabilir ya da sabit tel (retainer teli) olarak dişlerin arkasına uygulanabilir. Pekiştirme süresi başlangıçtaki problemin şiddetine göre değişmektedir. Ortalama 1-2 yıl sürse de, bazı durumlarda daha uzun olabilmektedir.
Ortodonti tedavisinin süresi hastadan hastaya değişmektedir. Çocuklarda daha erken dönemde başlanan tedaviler genellikle daha kısa sürer. Yetişkinlerde tedavi süresi kemik yapısına bağlı olarak genellikle biraz daha uzun sürebilir. Şeffaf plak tedavisi, eğer vaka seçimi doğru yapıldıysa ve tedavi hasta için uygunsa, tel tedavisine göre daha hızlı ve estetik bir alternatif sunabilir. Sonuç olarak Bursa Nilüfer Parkora Jimer Diş Kliniği'nde ortodontik tedavi, hastanın ihtiyaçlarına göre planlanır ve her aşaması detaylı şekilde takip edilir. Rutin kontroller ve hasta uyumu, tedavinin başarısında en önemli unsurlardır. Bu şekilde tedavi tamamlandığında sağlıklı, estetik ve daha kalıcı bir gülüş elde edilir.
Ortodontik tedavi tamamlandıktan sonra dişlerin yeni konumlarını korumaları için dikkat edilmesi gereken bir süreç başlar. Bu sürece retansiyon (pekiştirme süreci) denir. Tedavi sonrasında tedavi başarısının uzun süre korunmasını sağlamak için retansiyon tedavileri ve retansiyon süreci oldukça önemlidir.
Ortodontik tedavide dişler, çevresindeki kemik ve yumuşak dokularla birlikte hareket ettirilir. Ancak bu dokuların yeni konumlarına tamamen uyum sağlamaları zaman alır. Eğer bu süreç retansiyon aygıt ve apareyleriyle desteklenmezse dişler eski haline dönme (relaps) eğiliminde olabilir. Retansiyon tedavisi ve apareyleri bu riski en aza indirir.
Kontrollerde dişlerin stabilitesi ve retansiyon apareylerinin durumu değerlendirilir.
Genellikle 1-2 yıl aktif kullanım önerilir. Bazı vakalarda sabit retainerlar daha uzun süre (hatta kalıcı olarak ömür boyu) tutulabilir.
Her bireyin ihtiyacı farklıdır; bu nedenle retansiyon süresi süre kişiye özel planlanır.

Bursa Nilüfer Parkora Jimer Diş kliniğinde ortodonti uzmanlarımız, ortodontik tedavinin sona ermesinin ardından hastalarını düzenli olarak kontrol eder. Bu sayede ortodontik tedavi ile elde edilen sonuçlar korunur ve kalıcı bir gülüş sağlanır.
Ortodontik tedavi ihtiyacı olan çoğu hastanın en çok merak ettiği konulardan biri ortodontik tedavinin fiyatları ve ödeme koşullarıdır. Bursa Nilüfer Parkora Jimer Diş Kliniği'nde ortodontik tedavi fiyatları, uygulanacak tedavi yöntemi, problemin şiddeti ve tedavi süresine zorluk göre değişiklik gösterebilir.
Ortodontik tedavi, sıkışık veya yanlış kapanan dişleri düzeltmek için uygulanan etkili bir yöntemdir. Ancak tedavi görmekte olan birçok hasta "Ortodontik tedavi sonrası dişler tekrar bozulur mu?" endişesi taşımaktadır. Bu sorunun cevabı, pekiştirme tedavisine uyum ile yakından ilgilidir.
Bursa Jimer Parkora Diş Kliniği'nde ortodonti uzmanlarımız, ortodontik tedavi sonrası uygulanan pekiştirme tedavileri ve ağız bakımı konusunda hastalara detaylı rehberlik sağlar. Böylece tedavi sonrası dişlerin tekrar bozulma riski minimuma indirilir ve elde edilmiş olan estetik gülüş uzun süre korunur.
Jimer Parkora Diş Kliniği'nde ortodontik tedavi ücretleri, hastaların bütçelerini zorlamadan ödeyebilmesi için taksit seçenekleri ile sunulur.
Türkiye'de SGK, ortodontik tedaviyi yalnızca 18 yaşından küçük ve belirli tedavi ihtiyaçları olan hastalarda karşılamaktadır. 18 yaşından büyük hastalarda uygulanan ortodontik tedaviler ve estetik amaçlı yapılan ortodontik tedaviler SGK kapsamında değildir. Ancak bazı özel sağlık sigortaları bazı poliçelerde ortodontik tedaviyi kapsayabilmektedir. Fakat bu durum poliçe kapsamına ve sigorta şirketinin şartlarına göre değişir. Bu nedenle ortodontik tedaviye başlamadan önce sigorta şirketiyle görüşmek ve poliçede ortodontik tedavi kapsamını kontrol etmek faydalı olacaktır.
Diş teli tedavilerinde fiyatlar, kullanılan braket tipine göre farklılık gösterir:
Invisalign ve benzeri sistemler ile uygulanan şeffaf plaklar günümüzde en estetik ortodontik tedavi yöntemlerinden biridir. Fiyatları; kullanılacak plak sayısı, tedavi süresi ve hastanın diş yapısındaki problemin şiddetine göre değişir. 2025 yılı için şeffaf plak tedavi ücretleri diş teli tedavilerine göre yurt dışında hazırlanıp üretilmeleri sebebiyle genellikle biraz daha yüksek olmaktadır.
Ortodontik tedavi ücretleri şu durumlara göre değişiklik gösterebilir:
Bursa Jimer Diş Klinikleri'nde, hastalarımıza kolaylık sağlayacak taksitli ödeme seçenekleri sunulmaktadır.
2025 yılı için diş teli ve şeffaf plak fiyatları ağız içi problemin şiddetine göre değiştiği için en doğru bilgi, Bursa Jimer Diş Klinikleri'nde ortodonti uzmanlarımıza muayene olduktan sonra verilmektedir. İlk muayenede panoramik röntgenler alınır ve probleminize yönelik bir tedavi planlaması yapılır, ardından net bir fiyatlandırma sunulur.

Çocuklarda sağlıklı ve estetik bir gülüş ve düzgün diş yapısı için erken dönemde yapılan ortodontik muayene büyük önem taşır. Diş ve çene gelişiminin erken dönemde takip edilmesi, ileride oluşabilecek ağız ve çene yapısı ile ilgili birçok sorunun önlenmesine yardımcı olur. Jimer Parkora Diş Kliniğimizde çocuklar için uygulanan ortodontik tedaviler, uzman hekimlerimiz tarafından kişiye özel planlanarak uygulanmaktadır.
Büyüme gelişme döneminin devam etmesi sebebiyle çocukların ilk ortodontik muayenesinin 7-8 yaş civarında yaptırılması önerilmektedir. Bu yaş döneminde tüm daimi dişler sürmemiş olsa da, çene yapısı ve yeni gelecek dişlerin konumu hakkında önemli bilgiler elde edilir. Böylece ileride oluşabilecek çapraşıklık, çene darlığı veya kapanış bozuklukları erken fark edilebilmektedir.
Bu tür durumlarda erken muayene ile durumun tespit edilmesi hem tedavi süresini kısaltır hem de ileride daha karmaşık ortodontik problemlerin önüne geçer.
Her çocuğun gelişim hızı farklı olduğu için, en uygun tedavi yaşı ve yöntemi Jimer Parkora Diş Kliniklerinde uzman hekimlerimiz tarafından belirlenmektedir.

Bursa Nilüfer Jimer Parkora Diş Kliniği'nde, çocukların yaşına ve problemin düzeyine uygun tedavi protokolleri uygulanmaktadır. Bu tedaviler arasında:
Erken yaşlarda görülen diş sıkma- gıcırdatma ve çene problemleri göz ardı edilmemelidir. Çocuklarda erken dönemde yapılan ortodontik muayeneler sayesinde çocukların çene gelişimi desteklenir ve ileride gözlenebilecek daha büyük problemlerin önüne geçilir.
Ebeveynlerin çocukları ile ilgili en çok merak ettiği konulardan biri de süt dişleri varken ortodontik tedavi yapılıp yapılamayacağıdır. Çocuklarda diş gelişimi sürecinde süt dişleri önemli bir yere sahiptir ve bu dönemde yapılacak doğru ortodontik yönlendirmeler, ileride daha sağlıklı bir ağız yapısına katkı sağlar. Bursa Jimer Diş Klinikleri'nde ortodonti uzmanları, çocukların erken yaşta diş gelişimini takip ederek gerekli durumlarda tedaviye başlanabilmesi için yönlendirmektedirler.
Her çocukta süt dişleri tamamen değişip daimi dişler sürmeden ortodontik tedaviye ihtiyaç olmayabilir. Ancak süt dişleri ile ortodontik tedavi mümkündür. Erken yaşta yapılan kontroller, hem ebeveynlerin hem de çocukların gelecekte daha kolay ve etkili bir tedavi süreci yaşamasını sağlar. Bu nedenle bazı durumlarda süt dişleri hala ağızdayken ortodontik tedavi gerekebilir. Bu durumlar:
Çocukların ilk ortodontik muayenesinin 7-8 yaş civarında yapılması önerilir. Bu dönemde süt dişleri hâlâ ağızda bulunurken, aynı zamanda daimi dişler görülmeye başlar. Ortodonti uzmanı, çocuğun çene kemiği ve diş gelişimini değerlendirerek gerekirse erken müdahalede bulunur. Bursa Jimer Diş Klinikleri'nde ortodonti uzmanlarımız çocukların süt dişleri döneminde de özel damaklıklar, fonksiyonel apareyler veya basit seviyede tel tedavileri uygulamaktadır. Bu sayede ileride daha karmaşık bir tedaviye ihtiyaç duyulması engellenebilir.

Çocuklarda diş sıkma (bruksizm) ve çene problemleri, genellikle çocuklar uyku esnasındayken ailelerin sıklıkla fark ettiği ve endişelendiği problemlerden biridir. Gece uykuda diş gıcırdatma, çene ağrısı veya süt dişlerinde aşınma yani boylarının kısalması veya bazen erken süt dişi kayıpları, çocuklarda erken yaşta görülebilecek belirtilerdendir. Bursa Jimer Diş Klinikleri'nde ortodonti uzmanlarımız bu tür sorunların erken teşhis edilmesiyle ileride daha ciddi problemler oluşmasının önüne geçmektedir.
Diş sıkma ve gıcırdatma farklı nedenlerden kaynaklanabilir:
Çocuklarda çene problemleri erken dönemde fark edildiğinde tedavi daha kolay olur. Belirtiler arasında:
Çocuklarda görülen diş çene problemleri ve sıkma durumu çoğunlukla geçici bir problem olsa da bazı durumlarda kalıcı hale gelebilir. Erken yaşlarda yapılan ortodontik muayene ve konulan teşhis sayesinde:

Dişlerinde çapraşıklık bulunan ve gülümsemesinde estetik kaygı yaşayan pek çok kişi, braketler kullanılarak yapılan geleneksel tel tedavileri yerine neredeyse hiç görünmeyen şeffaf plak tedavilerini tercih etmektedir.
Bursa Nilüfer'de ortodontik tedavi seçenekleri arasında öne çıkan şeffaf plak tedavileri hem görünmez yapısıyla hem de konforuyla tel tedavilerine göre öne çıkmaktadır.
Dişlerinizdeki ve çene yapınızdaki bozukluklar için Bursa Nilüfer'de bulunan Jimer Diş Kliniklerinde bir ortodonti uzmanı muayenesi ile sizin için en uygun tedavi planı belirlenebilir.

Tel tedavisi düzgün bir diş dizilmiş estetik ve sağlıklı bir gülüşe sahip olmak için uygulanan en etkili tedavi seçeneklerinden biridir. Fakat tellerin takılmasını takip eden ilk günlerde veya kontrol seanslarında tellerin aktive edilmesinden dişlerde ve çevre dokulara ağrı ve hassasiyet hissedilebilir. Bu ağrılar; dişlerin yeni konumlarına doğru hareket etmesi, tellerin dişlere uyguladığı kuvvet ve basınç, yanak, dudak ve dilin braketlere alışma sürecinden kaynaklanmaktadır. Bu durum oldukça normaldir ve genellikle ilerleyen günlerde hafifleyerek kaybolur. Peki tel tedavisi sürecinde karşılaşılan ağrılar nasıl azaltılabilir? Parkora Jimer Diş Kliniğinde ortodonti uzmanlarının önerileri:
Diş teli tedavisi sırasında ağrı en yoğun tedavinin başlangıcında ilk 1-2 gün içerisinde hissedilir. Ve takip eden günlerde hafifleyerek kaybolur. Rutin kontrol seanslarından sonra da benzer şekilde kısa süreli ağrılar oluşur. Hekimin önerilerine uymak ve kontrolleri ihmal etmemek karşılaşılabilecek problemleri azaltır ve süreci oldukça kolaylaştırır.
Tel tedavisi, estetik ve sağlıklı bir gülüş için en etkili tedavi yöntemlerinden biridir. Fakat diş telleri takıldıktan sonra beslenme alışkanlıklarında bazı düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Çünkü hatalı beslenme alışkanlıkları, braketlerin ve tellerin zarar görmesine, braketlerin kopmasına, tellerin zarar görmesi ve kırılmasına bununla birlikte ortodontik tedavinin uzamasına neden olabilir. Peki, tel tedavisi süresince nasıl beslenilmeli?
Tedavinin ilk günlerinde dişlerde ağrı ve hassasiyet görülebilir. Bu dönemde kolay çiğnenebilen yumuşak gıdalar tercih edilmelidir. Haşlanmış sebzeler, yoğurt, püre, çorba, muz ve makarna en iyi seçeneklerdir. Aşırı sıcak ve çok soğuk yiyecek ve içeceklerin tüketiminden uzak durulmalıdır.
Diş telleri yani braketler ile yapılan ortodontik tedavi, dişlerin düzgün seviyelenmesini sağlayarak estetik ve fonksiyonel faydalar sunar. Ancak birçok hasta, tedavi sırasında "Diş tellerim dişlerimi çürütür mü?" diye endişe eder. Doğru ağız bakımı uygulanması ve düzenli kontrollerle bu risk büyük ölçüde azaltılabilir.
Bursa Jimer Parkora Diş Kliniği'nde ortodonti uzmanlarımız, tedavi süresince dental hijyen eğitimi ve düzenli kontroller sunarak diş çürükleri ve diğer problemlerin önüne geçilmesini sağlarlar. Böylece hem estetik bir gülüş hem de sağlıklı dişler korunmuş olur.

Gülümseme, kişinin sosyal ilişkilerinde en dikkat çeken unsurlardan biridir. Gülüş estetiği, diş etlerinin, dişlerin ve dudakların uyumlu bir şekilde görünmesi anlamına gelmektedir. Bu nedenle ortodontik tedaviler, gülüş estetiğinin temel taşlarından biridir. Jimer Diş Kliniklerinde de ortodontik tedavi ile hem sağlıklı bir ağız yapısına kavuşmak hem de estetik bir gülüş elde etmek mümkündür.
Gülüş estetiği, sadece diş beyazlatma veya seramik kaplamalar ile sınırlı değildir. Bazı durumlarda estetik bir gülüş ve sağlıklı diş protezleri için öncelikle dişlerin ortodontik olarak düzeltilmesi gerekir. Çünkü;
Bu tip problemleri olan kişiler gülüş estetiği için ortodontik tedavilerden faydalanabilirler. Bu nedenle ideal bir gülüş estetiği hedefleniyorsa ilk adım, bir ortodonti uzmanına muayene olmaktır. Bu sayede hem diş sağlığı hem de estetik açıdan en uygun tedavi planı oluşturulur.
Ortodontik tedavi yaptırmak isteyen hastaların en çok merak ettiği sorulardan biri de "Diş teli tedavisi için diş çekimi gerekir mi?" sorusudur. Diş çekimi, her tel tedavisinde zorunlu değildir; hastanın diş yapısı, çene darlığı ve diş çapraşıklığının yoğunluğuna göre ortodonti uzmanı tarafından karar verilir.
Hayır günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte 3D dijital ortodonti uygulamaları sayesinde, çoğu durumda diş çekimi gereksinimi minimuma indirilmektedir. Bursa Jimer Diş Klinikleri'nde ortodonti uzmanlarımız 3D tarama teknolojileri ile hastanın çene yapısını analiz ederek, mümkünse diş çekmeden tedavi planı hazırlar.
Evet ağız içerisindeki çapraşıklığın durumuna göre hafif veya orta şiddetteki problemlerde diş çekimi yapılmadan ortodontik tedaviler ile dişleri düzeltmek mümkündür. Özellikle çocuklarda erken yaşta yapılan ortodontik muayeneler ile çene gelişimi takip edilirse, diş çekimi olmadan tel tedavisi mümkün olabilir. Yetişkinlerde de, şeffaf plak tedavileri ile diş çekimi gereksinimi büyük oranda azaltılmaktadır. Tel tedavisinde diş çekimi gerekip gerekmeyeceğini yalnızca ortodonti uzmanı muayene sonrasında belirler. Bu nedenle, diş yapınızı görmek ve en doğru tedavi planını çıkarmak için Bursa Jimer Diş Klinikleri'nde bir ortodonti muayenesi şarttır.

Bursa Nilüfer Parkora Jimer Diş Kliniği'nde ortodonti uzmanları, alt çenenin önde ya da geride pozisyonlandığı hastalar için kişiye özel tedavi planı hazırlar. Erken yaşta uygulanan tedaviler ile cerrahiye ihtiyaç duymadan başarılı sonuçlara ulaşılabilir.
Alt çenenin önde ya da geride konumlanması durumunda, hem estetik hem de fonksiyonel problemler meydana gelebilir. Çene problemleri, çiğneme ve konuşma bozukluklarına, eklem rahatsızlıklarına ve estetik problemlere yol açabilir. Çene problemleri çocukluk çağında küçük yaşlarda düzeltilebilirken, yaşın ilerlemesi ve iskelet yapının gelişmesiyle birlikte tedavileri zorlaşmaktadır. İleri yaşlarda teşhis edilen çene bozuklukları farklı ileri ortodontik tedaviler ve cerrahi müdehaleler gerektirebilmektedir.
Alt çenenin önde pozisyonlanmasına "prognatizm" adı verilir. Bu durum, dişlerin kapanmasında uyumsuzluklara ve yüz profilinde ciddi bozulmalara sebep olabilir. Erken yaşta çocuklarda uygulanan çeşitli ortodontik apareyler veya fonksiyonel tedavilerle çenelerin gelişimi ve büyüme yönü yönlendirilebilir. Büyüme-gelişim aşamasının tamamlandığı ileri yaştaki bireylerde ise: genellikle ortodontik tedaviyle birlikte ortognatik cerrahi uygulamaları yapılmaktadır.
Alt çenenin geride pozisyonlanması, üst dişlerin daha önde ve fırlak görünmesine neden olur. Bu durum estetik kaygıların yanında kapanış problemlerine ve eklem rahatsızlıklarına da neden olabilir.
Son yıllarda estetik ve konforlu bir ortodontik tedavi seçeneği sunan şeffaf plaklar (Invisalign vb.), dişlerdeki çapraşıklıkların yanı sıra çenelerdeki problemlerinin düzeltilmesinde de kullanılmaya etkilidir. Fakat ileri derecedeki çene problemlerinin şeffaf plaklarla tedavisi mümkün olmamaktadır.
İskeletsel çene bozuklukları (alt veya üst çenenin çok önde ya da çok geride olması, alt ve üst çenenin şiddetli darlıkları) sadece şeffaf plaklarla tedavi edilemez. Bu tür vakalarda ortopedik tedaviler, çene genişletme apareyleri veya cerrahi tedaviler gerekebilir.
Bursa Nilüfer Parkora Jimer Diş Kliniği'nde ortodonti kliniklerinde, hastanın diş ve çene problemleri ayrıntılı olarak değerlendirilerek, şeffaf plakların hasta için uygun olup olmadığına karar verilir. Hafif ve orta düzeydeki çene bozukluklarında şeffaf plakların kullanımı oldukça etkili bir tedavi alternatifi oluşturur.
Çenelerin dar olması, çeşitli kapanış bozuklukları, dişlerde çapraşıklık, çapraz kapanış ve yüzde asimetri gibi problemlere neden olabilir. Çene darlığı vakalarında uygulanan tedavi yöntemleri çene genişletme apareylerinin kullanılmasıdır. Özellikle çene gelişiminin henüz tamamlanmadığı erken yaşlarda çene genişletme apareyleri oldukça etkili bir tedavi seçeneği oluşturmaktadır.
Ortalama tedavi süresi 3-6 ay arasında değişiklik gösterir.
Bursa Nilüfer Parkora Jimer Diş Kliniği'nde çocuklar ve gençlerde teşhis edilen çene darlığı problemleri, çene genişletme apareyleri ile başarılı şekilde tedavi edilmektedir. Erken yaşta yapılan çene genişletme tedavileri, ileride daha uzun ve zorlu ortodontik tedavilerin önüne geçebilir.

Çene eklemi (temporomandibular eklem, TMJ) ağrısı, çiğneme, konuşma ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen ve yaygın olarak görülen bir problemdir. Dişlerin ve çene yapısının uyumsuz olması, çapraz kapanış veya diş sıkma alışkanlıkları gibi durumlar çene ekleminde ağrıya yol açabilir. Ortodontik tedavi, bu tür çene eklemi problemlerinin çözümünde etkili bir yöntemdir.
Bursa Jimer Parkora Diş Kliniği'nde ortodonti uzmanlarımız, çene eklemi ağrısı yaşayan hastalar için kişiye özel tedavi planları oluştururlar. Bu sayede erken müdahale ile hem çene ağrısı azaltılır hem de uzun süreli olarak çene sağlığı korunur.

Bursa Nilüfer Parkora Jimer Diş Kliniği'nde ortodonti uzmanları, hamilelik döneminde annelerin sağlığını ön planda tutarak güvenli bir tedavi planı oluşturular. Tedaviler her hastaya özel planlanır ve diş sağlığı ile estetik kaygılar aynı anda giderilir. Hamilelik süreci, kadınların ağız ve diş sağlığını da etkileyebilir. Çoğu anne adayı, hamilelik döneminde tel tedavisi veya şeffaf plak (Invisalign) tedavisi yaptırmanın riskli olup olmadığını merak eder.
Genellikle ortodontik tedaviler, hamilelik döneminde güvenle uygulanabilen tedavi yöntemleridir. Çünkü ortodontik tedaviler, herhangi bir cerrahi işlem içermez ve ilaç kullanımı gerektirmez. Diş teli takılması veya şeffaf plak kullanımı bebek açısından herhangi bir risk oluşturmaz.
Bursa Nilüfer Parkora Jimer Diş Kliniği'nde ortodonti uzmanları, ortodontik tedavi süreci bittikten sonra profesyonel beyazlatma işlemleri yaparak hastaların gülüş estetiğini mükemmel hale getirmektedir.
Ortodontik tedavi gören hastaların en çok merak ettiği konulardan biri de diş beyazlatma işlemidir. Tel tedavisi ya da şeffaf plak tedavisi devam ederken daha beyaz dişlere sahip olmak isteyen hastalar, "Ortodonti tedavisi sırasında diş beyazlatma yapılır mı?" sorusunu sıkça sorar.
Tel tedavisinde braketler dişlerin üzerine yapıştırıldığı için, beyazlatma ürünleri diş yüzeyine homojen şekilde ulaşamaz. Bu durum diş yüzeylerinde renk farklılıklarına neden olabilir. Bu nedenle profesyonel diş beyazlatma tedavisinin genellikle tel tedavisi tamamlandıktan sonra yapılması önerilir.

Ortodontik tedavide kullanılan yüz maskesi apareyi, özellikle çocuklarda görülen üst çene geriliği (sınıf III maloklüzyon) probleminde uygulanan önemli bir apareydir. Üst çenenin yeterli seviyede gelişmemesi, alt çenenin önde görünmesine ve buna bağlı estetik ve kapanış problemlerine sebep olabilir. Bu durumda yüz maskesi tedavisi, çene gelişimini yönlendirerek daha dengeli bir yüz profili ve sağlıklı bir kapanış sağlar.
Bursa Jimer Parkora Diş Klinikleri'nde ortodonti uzmanlarımız, erken dönemde tespit edilen üst çene geriliği sorunları, yüz maskesi tedavisi ile başarılı şekilde düzeltebilmektedirler. Erken yaşta yapılan tedaviler, hem estetik hem de fonksiyon açısından daha etkili olmakta ve uzun vadeli avantajlar sağlamaktadır.
Ortodontik tedavi sadece çocuklar ve gençler için uygulanan bir tedavi değildir. Günümüzde gelişen dijital ortodonti ve buna bağlı şeffaf plak tedavileri sayesinde, yaşlı bireylerde ortodontik tedavi de başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir. Sağlıklı diş, diş etleri ve kemik yapısına sahip her yaştan birey, ortodontik tedavi ile daha estetik bir gülüş ve sağlıklı çene yapısına kavuşabilir.
Evet eğer diş eti sağlığı ve alveolar kemik desteği yeterliyse, ileri yaş ortodontik tedavi için bir engel değildir. Düzenli kontroller, doğru tedavi planlaması ve kişiye özel çözümlerle ileri yaşlı bireylerde ortodontik tedavi güvenle uygulanabilir. Bursa Jimer Parkora Diş Klinikleri'nde ortodonti uzmanlarımız, ileri yaş gruplarında da uyguladıkları tedaviler ile estetik ve fonksiyonel açıdan başarılı sonuçlar elde etmektedirler. Günümüzde gelişmekte olan modern yöntemler sayesinde diş teli görünümü olmadan, şeffaf plaklarla da ileri yaşlarda tedavi mümkündür.
Diş eksikliği, hem fonksiyonel hem de estetik açıdan oldukça önemli bir problemdir. Eksik dişler çiğneme fonksiyonunu kısıtlar, diğer dişlerin kaymasına neden olabilir ve gülümseme estetiğini olumsuz şekilde etkiler. Ortodontik tedaviler, diş eksikliği olan bireylerde hem boşlukların düzenlenmesi hem de implant veya protez için uygun yer açılması amacıyla sıklıkla uygulanmaktadır.
Bursa Jimer Parkora Diş Kliniği'nde diş eksikliği olan hastalar için kişiye özel çözümler sunulmaktadır. Ortodontik tedavi, sadece estetik değil, aynı zamanda sağlıklı bir çiğneme fonksiyonu ve uzun süreli ağız sağlığı için de büyük öneme sahiptir.
Dijital ortodonti ve 3D ağız içi tarama teknolojileri, güncel ortodontik tedavilerde ölçüden planlamaya ve üretime kadar tüm süreci hızlandırır ve braketlerle yapılan geleneksel tel tedavilerine göre süreci daha öngörülebilir ve konforlu hale getirir. Bursa Nilüfer'de bulunan Jimer Parkora Diş Kliniğimizde Invisalign şeffaf plak (aligner) tedavileri, kişiye özel tasarlanarak yüksek başarıyla uygulanır.

Üç boyutlu intraoral tarama işlemi, ağız içerisinde diş ve dişeti yüzeylerini saniyeler içinde optik olarak okuyan, radyasyon içermeyen güncel bir teknolojidir. Tarama sırasında oluşturulan renkli üç boyutlu model, hekime dişlerin konumunu milimetrik doğrulukla gösterir.

Ancak şiddetli düzeyde iskeletsel problemler, ciddi boyuttaki çene bozuklukları gibi cerrahi gerektiren vakalarda dijital planlamalar tedaviye destek olabilir. Fakat ideal tedaviler cerrahi ve ortodonti iş birliği ile planlanıp gerçekleştirilmelidir.

Nilüfer'de dijital ortodonti ve 3D tarama ile kişiye özel, hızlı ve konforlu bir tedavi deneyimi için Jimer Parkora Diş Kliniği'nden randevu alabilirsiniz. Bu şekilde ilk muayenede dijital planınızı oluşturup olası tedavi seçeneklerinizi birlikte değerlendirebiliriz.
Tel tedavisi süresince ağrıyla karşılaşıldığında ağrı kesici kullanılabilir. Ancak mutlaka bu ağrı kesiciler hekim tavsiyesiyle olmalıdır. Bazı ağrı kesici gruplarının diş hareketlerini olumsuz etkilediği yönüne çalışmalar bulunmaktadır. Ayrıca herhangi bir ilaç kullanımı konusunda şüpheleriniz varsa veya belirtilen dozaj konusunda kararsızsanız, doktorunuzla iletişime geçmek her zaman en iyi çözümdür.
Tel tedavisi süresince dişleri fırçalamak oldukça önemlidir ve doğru teknikle uygulandığında tellere zarar vermez. Orta sertlikte, küçük başlıklı fırçalar kullanılıp yumuşak hareketlerle fırçalama yapıldığı takdirde telleriniz ve braketleriniz zarar görmeyecektir.
Eğer diş telleriniz koptuysa veya bir braket yerinden çıktıysa, ortodontistinizle iletişime geçmeniz önemlidir. Ancak, ortodontistinize ulaşma imkanınız yoksa aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz:
Retainer teli, ortodontik tedavinin ardından dişlerin yeni pozisyonlarını korumak için kullanılan bir tür ortodontik apareydir. Retainer telleri, dişlerin istenilen konumda sabitlenmesine yardımcı olur ve dişlerin kayma eğilimini azaltır. Bu teller ortodontik tedavinin sonunda, braket ve tellerin çıkarılmasının ardından kullanılır.
Retainer telleri genellikle alt ve üst çenede bulunan ön dişlerin arka yüzeyine yerleştirilen ince bir tellerden oluşur. Bu tellerin kullanım süresi uygulanan tedaviye göre değişebilmektedir.
Retainer teliniz koptuysa, ortodontistinize başvurmanız önemlidir. Retainer telinin kopması diş pozisyonlarının bozulmalarına ve dişlerde kaymalara yol açabilir. Kopan teli saklayın, kendiniz tamir etmeye çalışmaktan veya geçici çözümler uygulamaktan kaçının. Bu, durumu daha da karmaşık hale getirebilir.
Hastada metal alerjisi mevcutsa, bu durum diş teli takılmasını etkileyebilir. Diş telleri genellikle paslanmaz çelik, titanyum veya nikel-titanyum gibi metallerden yapılmıştır.
Metal alerjisi olan hastalarda ortodontik tedavi için alternatif materyaller düşünülebilir. Seramik veya plastik gibi malzemelerle yapılan şeffaf veya renksiz diş telleri ve braketler de bir seçenek olabilir.
Eğer metal alerjiniz varsa, bu durumu ortodontistinizle paylaşmalısınız. Uzman, kişisel sağlık geçmişinize ve alerji durumunuza göre en uygun tedavi seçeneklerini değerlendirecek ve size önerilerde bulunacaktır.
Ortodontik tedavinin maliyeti birçok faktöre bağlı olarak değişebilir. Tedavinin türü, tedavi süresi, kullanılan malzemeler ve diş hekiminin deneyimi gibi faktörler maliyeti etkiler. Bu sebeple bir ortodonti uzmanına muayene olmak daha doğru bilgi almanızı sağlayacaktır.
Tel tedavisi süresi, tedavinin karmaşıklığına, bireyin diş yapısına ve tedavi hedeflerine bağlı olarak değişir. Genellikle ortodontik tedaviler birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir. Hafif düzeltmeler için kısa süreli tedaviler mümkün olabilir, ancak daha karmaşık durumlar daha uzun bir süre gerektirebilir.
Evet, ortodontik problemler genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Aile üyelerinde diş veya çene yapısıyla ilgili sorunları olan bireylerin çocukları da benzer sorunlarla karşılaşabilir. Ancak genetik faktörler tek başına belirleyici değildir; çevresel etkenler, alışkanlıklar ve diğer genetik olmayan faktörler de ortodontik problemleri etkileyebilir. Diş hekimleri genellikle genetik ve çevresel faktörleri bir arada değerlendirerek tedavi planlarını oluştururlar.
Tel tedavisi sonrasında dişlerin arasında oluşabilecek boşluklar, çeşitli faktörlere bağlıdır. Tedavinin ne kadar süreyle yapıldığı, hastanın ağız yapısı, pekiştirme plaklarının kullanımı gibi faktörler etkili olabilir. Ancak düzenli takip ve doktor önerilerine uyum sağlandığında, bu tarz olumsuz durumlarla karşılaşmamaktayız.
Diş tellerini doğru bir şekilde fırçalamak, ağız sağlığını korumak için önemlidir. Günde en az iki kez, özellikle yemeklerden sonra diş fırçalama alışkanlığını sürdürülmelidir. Yumuşak kıllı ve diş tellerine uygun bir ortodontik diş fırçası kullanılmalıdır. Diş fırçasını diş tellerinin üstünden ve altından geçirerek her iki yüzeyini de temizledikten sonra teller arasındaki bölgeleri temizlemek için ara yüz fırçası (interdental fırçalar) ve diş ipi kullanın. Bu, diş aralarında biriken plak ve kalıntıları temizlemenize yardımcı olacaktır.
Ortodontik tedavilerde lastikler, çeşitli durumlar için kullanılabilen bir tedavi elemanıdır. Ancak, bütün ortodontik tedavilerde lastik takmak zorunlu değildir. Lastikler, özellikle çene ilişkilerini düzeltmek, çene pozisyonunu ayarlamak veya dişlerin daha etkili bir şekilde hizalanmasını sağlamak gibi belirli durumlar için kullanılabilir.
Tedavinin türüne ve hastanın özel durumuna bağlı olarak hekiminiz lastik kullanımını belirler. Her hasta farklı bir tedavi planına sahip olduğundan, lastik takımı herkes için aynı olmayabilir.
Her hastamızın tedavi planlaması kendine özgüdür ve detaylı bir değerlendirme yapılması gerekmektedir ancak büyük çoğunlukla implant tedavileri yapılmadan önce, tel tedavisi ile dişler düzeltimeli ve implantlar için gereken diş boşlukları hazırlanmalıdır. Ortodontik tedavi bittikten sonra dişlerde bozulmalar olamamsı için mümkün olan en kısa sürede implantlar yerleştirilmelidir.
Tel tedavisi süresince sıcak veya soğuk içecek veya yiyecek tüketilmesinde herhangi bir sakınca yoktur.
Tel tedavisi süresince asitli içecekler ve sert yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Bunlar arasında kuruyemişler, patlamış mısır, cips gibi sert yiyecekler, zeytin, erik, kiraz gibi içinde sert çekirdeği olan yiyecekler sayılabilir. Ayrıca ön dişlerle ısırma yapılmamalıdır. Örneğin elma, havuç veya çok sert ekmekler ısırılarak değil doğrayarak veya koparılarak tüketilmelidir.
Şeffaf plak tedavisi, klasik tel tedavisine göre daha konforlu bir yeme içme olanağı sunar. Plaklar çıkarıldığı zaman herhangi bir yeme içme kısıtlılığı bulunmaz yani hastalarımız tedavi öncesindeki yeme alışkanlıklarına devam edebilirler. Plaklar ağızdayken yiyecek tüketilmemelidir. Yalnızca su ve çok sıcak olamayan içecekler çok sık olmamakla birlikte tüketilebilmektedir.
Tel taktırmak genellikle acısız bir süreçtir, ancak bazı insanlar başlangıçta bir miktar rahatsızlık veya baskı hissedebilirler. İlk birkaç gün içinde diş etleriniz ve yanak iç yüzeyiniz telin ve braketlerin etkisine alışır ve rahatsızlık hisleri azalır. Bu süreçte yumuşak bir diyet tercih etmek rahatlatıcı olabilir. Unutmayın ki, tel takılması süreci kişisel deneyimlere bağlı olarak farklılık gösterebilir.
Diş teli takılıyken MR çekimi yapılabilir, ancak bazı önlemler alınması gerekebilir. Metal nesneler MR görüntüleme sırasında çıkabilir veya hareket edebilir. Diş telleri genellikle paslanmaz çelikten yapıldığı için, çoğu durumda MR çekimi sırasında problem yaratmaz. Ancak, tedavi gördüğünüz diş telleri ve braketlerin bileşenleri, kullanılan malzemelere bağlı olarak MR sırasında metal içerebilir. Ortodontistiniz, kullanılan malzemelere ve diş tellerinizin tipine bağlı olarak uygun bir MR prosedürü belirlemenize yardımcı olabilir.
Genel olarak, diş telleri ile MR çekimi uygundur, ancak bu durumu diş hekiminizle ve MR uzmanınızla koordineli bir şekilde ele almak önemlidir.
Ortalama 30-40 dakikalık bir seans içerisinde diş telleriniz takılır ve tel tedavinize başlanabilir.
Sigara içmek, diş eti sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir ve diş telleriyle birlikte bu etkiler daha belirgin hale gelebilir. Diş eti iltihapları, tedavi sürecini zorlaştırabilir. Sigara içmek dişlerin sararmasına neden olabilir. Bu durum, diş telleri takıldıktan sonra estetik bir endişe yaratabilir.
Diş telleri takıldıktan bir süre sonra hafif sallanma hissi normal olabilir. Bu, dişlerin yer değiştirmeye başladığını gösterir ve tedavi sürecinin bir parçasıdır. Ancak, şiddetli bir sallanma, ağrı veya rahatsızlık hissi durumunda, bu durumu hekiminizle paylaşmalısınız.
Evet, tel tedavisi görmüş tüm hastalarımız için tedavi bitiminde en az 6 ay süreyle koruyucu plak kullanmasını önermekteyiz.
Tel tedavisi bittikten sonra uygulanan retainer tellerinin en az 4-5 sene boyunca kullanılmasını önermekteyiz. Eğer çürük veya ağız hijyeninin sağlanmasında herhangi bir problem oluşturmuyorsa, hastalarımızın retainer tellerinin 4-5 yıl sonrasında da çıkarttırmalarını ve kullanamaya devam etmelerini tavsiye ediyoruz.
Koruyucu plaklar teller çıktıktan sonraki ilk 6 ay içerisinde yemekler harici gece gündüz kullanılmalıdır. 6 ay sonrasında yalnızca gece kullanımına geçilmelidir. Hastanın tedavi edilmiş ortodontik probleminin durumuna göre koruyucu plakların geceleri kullanım süresini her hastamız için uygun protokolde belirlemekteyiz.
20 yaş dişleri (bilinen diğer adıyla yirmi yaş dişleri veya üçüncü azı dişleri), çoğu zaman ortodontik tedavi öncesinde çekilir. Ancak, bu durum her hasta için geçerli değildir ve duruma göre değişebilir. Bazı durumlarda, 20 yaş dişleri tellerin takılmasından önce çekilebilir, bazı durumlarda ise tedavi sırasında veya sonrasında çekilebilir.
20 yaş dişleri, çene yapısına uyum sağlamakta zorlanabilir ve diş dizisinin düzgün bir şekilde hizalanmasını engelleyebilir. Bu nedenle, ortodontistler bazen 20 yaş dişlerini çekmeyi önerebilirler. Ancak, her durum farklıdır ve bu konuda alınacak karar, hastanın ağız yapısına, diş dizisine ve ortodontik tedavi planına bağlı olarak değişir.
20 yaş dişleri konusunda alınacak kararı belirlemek için, ortodontistinizle görüşmeniz ve bireysel durumunuzun değerlendirilmesi önemlidir. Ortodontistiniz, sizin için en uygun tedavi planını oluşturacak ve gerektiğinde diş çekimi gibi ek işlemleri önerip önermeyeceğini belirleyecektir.
Ortodontik tedavi sırasında sakız çiğnemek genellikle önerilmez. Sakız çiğneme eylemi, dişlerin hareket etmesini ve düzelmesini sağlayan teller ve braketler üzerinde ek bir kuvvet uygulayabilir ve tedavi sürecini etkileyebilir. Ayrıca, sakızın yapışkan özelliği, braket ve tellere yapışarak kopma veya kırılmalara neden olabilir.
Parmak emme alışkanlığı genellikle bebeklik döneminden başlayan doğal bir reflekstir ve birçok çocuk için geçici bir alışkanlık olarak kabul edilir. Ancak, bazı çocuklarda bu alışkanlık daha uzun sürebilir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında ilk olarak çocuğa parmak emmenin sağlığına zarar verebileceği açıklanmalıdır. Çocuğunuz sık sık parmak emiyorsa, dikkatini başka yönlere çekecek etkileyici ve ilgi çekici aktiviteler sunulabilir. Oyunlar, oyuncaklar veya hikaye anlatma gibi şeyler bu konuda yardımcı olabilir. Bazı durumlarda, çocuk diş hekiminizle konuşarak kullanabileceğiniz parmak koruyucu ürünleri değerlendirebilirsiniz. Bu, çocuğunuzun parmak emmesini engellemeye yardımcı olabilir. Ayrıca uzun süreli parmak emme durumunda diş ve çene yapısında bozulmalar gözlenmeye başlanır bu nedenle mutlaka bir ortodonti uzmanı ile görüşülerek gerekli görülür ise alışkanlık kırıcı apareyler uygulanabilir.
Itero, diş hekimleri ve ortodontistler tarafından dijital diş taraması için kullanılan bir markadır. Itero cihazı, hastanın ağzındaki dişleri 3 boyutlu olarak tarar ve bu dijital verileri bilgisayar tabanlı bir yazılıma aktarır. Bu sayede, geleneksel alçı modellerine ihtiyaç duyulmadan, daha hızlı ve daha hassas bir şekilde diş yapıları incelenebilir, tedavi planları oluşturulabilir ve özel ortodontik apareyler üretilebilir.
Bu teknoloji, hastalara daha konforlu bir deneyim sunarken, diş hekimlerine de daha etkili ve hızlı bir çalışma imkânı sağlar.
3Shape, diş hekimleri ve dental laboratuvarlar tarafından dijital diş hekimliği uygulamaları için kullanılan bir marka ve şirkettir. 3Shape'in teknolojileri, diş hekimliği alanında dijitalleşmeyi teşvik eder, daha hızlı ve hassas tedavi planlamalarına imkan tanır ve hasta deneyimini iyileştirir. Bu gibi dijital çözümler, diş hekimlerine ve laboratuvarlara daha etkili ve verimli bir çalışma ortamı sunar.
Ortodonti hizmetimiz hakkında detaylı bilgi edinmek veya randevu oluşturmak istiyorsanız numaranızı bırakın biz sizi arayalım.